Darüşşafaka Lisesi 153. Dönem öğrencilerimiz, 24 Haziran Çarşamba günü kampüsümüzde düzenlediğimiz törenle diplomalarını aldı.
Liseli 98 öğrencimizi yeni yaşamlarına uğurladığımız törene; Cemiyet ve Eğitim Kurumları yöneticilerimiz, Darüşşafakalılar Derneği ve Darüşşafaka Spor Kulübü yöneticileri, Yüksek Danışma Kurulu üyelerimiz, Türkiye İş Bankası temsilcileri, öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, Darüşşafakalılar, velilerimiz ve bağışçılarımız katıldı.
11. sınıf öğrencilerimizden Zeynep Hazan K. ile Berke H.nin sunuculuğunu yaptığı tören; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarıyla Darüşşafaka’nın kurucularının değerli anısı önünde saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı’yla başladı. Törenimizin açış konuşmasını Lise Müdürümüz Azize Şen Tosun yaptı.

Tosun: “Sizlerin başarısı, yalnızca kendi hikâyenizin değil; dayanışmanın, fırsat eşitliğinin ve eğitimin dönüştürücü gücünün de başarısıdır”

Öğrencilerimize, yıllar önce Darüşşafaka’nın yeşil kapısından içeri girerken yalnızca bir bavul ve hayalleri varken bugün o kapıdan bilgiyle, yaşam boyu taşıyacakları değerler, dostluklar, anılar ve geleceğe dair güçlü umutlarla çıktıklarını söyleyen Tosun, şöyle konuştu: “Atatürk’ün şu sözünü yaşamınız boyunca rehber edinmenizi diliyorum: Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır. Hayat sizleri farklı şehirlere, farklı üniversitelere ve farklı mesleklere götürecek. Aranızdan doktorlar, mühendisler, öğretmenler, hukukçular, girişimciler ve bilim insanları çıkacak. Hangi yolu seçerseniz seçin, görevinizi en iyi şekilde yapmaya çalışın. Çünkü ülkemize yapılacak en büyük hizmet; işini dürüstlükle, sorumlulukla ve en yüksek gayretle yerine getirmektir. Bilgiyi yalnızca kendiniz için değil, toplumun yararı için kullanın. Başarılarınızı yalnızca kişisel kazanımlar olarak değil, ülkenize ve insanlığa sunacağınız katkılar olarak görün. Bugün sizleri uğurlarken, Darüşşafaka’nın kurucularının ve bu büyük eğitim yuvasını yaşatan binlerce bağışçının sizlere duyduğu inancı da geleceğe taşıdığınızı hatırlatmak isterim. Sizlerin başarısı, yalnızca kendi hikâyenizin değil; dayanışmanın, fırsat eşitliğinin ve eğitimin dönüştürücü gücünün de başarısıdır.”
Arpacı: “Bugün aldığınız diploma, geleceğe verilmiş bir sözdür”

Tosun’dan sonra kürsüye gelen Eğitim Kurumları Genel Müdürümüz Ebru Arpacı, okulun yalnızca derslerin işlendiği, sınavların yapıldığı, notların verildiği bir yer olmadığını; insanın kendini tanımayı öğrendiği bir yer de olduğunu belirterek 153. Dönem öğrencilerimize şöyle seslendi: “Bugün dünyanın birçok yerinde insanlar savaşların, çatışmaların, nefretin ve adaletsizliğin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya… Savaş geride yalnızca yıkılmış şehirler değil; eksilmiş hayatlar, susmuş gülüşler, bölünmüş aileler ve derin acılar bırakır. Bu yüzden barış, yalnızca güzel bir dilek değildir. Barış, insanlığın en büyük sorumluluklarından biridir. Emek, cesaret, adalet, diyalog ister. Başkasının acısını duyabilen bir kalp, başkasının hakkını gözetebilen bir vicdan ister. Vicdanlı olun… Çünkü dünya, yalnızca bilgili insanların değil; bildiklerini iyilik, adalet ve insanlık için kullanan insanların omuzlarında güzelleşir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözü bugün de bize yol göstermeye devam ediyor. Sizlerden dileğim, Atatürk’ün açtığı yoldan ayrılmamanızdır. Onun akla, bilime, özgürlüğe, laikliğe, cumhuriyete, çağdaşlığa ve barışa dayanan mirasını yalnızca sözlerle değil, davranışlarınızla yaşatmanızdır. Bugün aldığınız diploma, yalnızca geçmişte gösterdiğiniz emeğin belgesi değildir. Aynı zamanda geleceğe verilmiş bir sözdür… Bu söz, ‘Nerede olursam olayım, insan onurunu, emeği, iyiliği, doğruluğu ve barışı önemseyeceğim’ sözüdür.”
Arpacı’dan sonra Darüşşafakalılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Merve Kalyoncu (DŞ’98) ile Yönetim Kurulu Üyemiz ve Eğitim Komisyonu Başkanımız Cenk Eyüboğlu 153. Dönem’e hitap ettiler.


Güleç: “Vicdanınız pusulanız, bilimin ışığı yol arkadaşınız, Atatürk’ün ilke ve devrimleri ise daima rehberiniz olsun!”
Eyüboğlu’ndan sonra kürsüye gelen Yönetim Kurulu Başkanımız Oğuz Güleç, bugün yalnızca bir mezuniyet töreni gerçekleştirmediklerini, umutla başlayan bir yolculuğun yeni bir aşamasına tanıklık ettiklerini belirterek, “Sekiz yıl önce bu kampüse farklı şehirlerden, farklı hayat hikâyelerinden geldiğinizde birbirinizi tanımıyordunuz. Aynı çınarın gölgesinde büyüdünüz, aynı sofralarda ekmeğinizi paylaştınız, aynı sınıflarda hayaller kurdunuz. Hep birlikte geldiniz zorlukların üstesinden. Yuvanızdan ayrılsanız da bahçemizde duymaya devam edeceğiz gülüşlerinizi, kahkahalarınızı… Bugün artık sadece sınıf arkadaşları değil, ömür boyu sürecek bir kardeşliğin mensuplarısınız.” dedi. Güleç, 153. Dönem mezunlarımıza şöyle seslendi:

“Bugün havaya atacağınız kepler umutlarınızı, hayallerinizi ve geleceğe olan inancınızı gökyüzüne taşıyacak. Nereye giderseniz gidin, birbirinizi hiç bırakmayın ve Darüşşafaka’yı hiç unutmayın. Bugün bu salondan yalnızca 98 genç mezun olmuyor. Bugün 98 umut, ülkemizin dört bir yanına, hatta dünyanın dört bir yanına doğru yeni yolculuklara çıkıyor. Darüşşafaka’nın 163 yıllık iyilik mirasını, kardeşlik ruhunu, fırsat eşitliğine olan inancını ve Ulu Önderimiz Atatürk’ün bizlere emanet ettiği aklın ve bilimin ışığını gittiğiniz her yere taşıyacaksınız. Sizlerle gurur duyuyoruz! Yönetim Kurulumuz, şahsım ve tüm Darüşşafaka ailesi adına her birinizi yürekten kutluyorum. Vicdanınız pusulanız, bilimin ışığı yol arkadaşınız, Atatürk’ün ilke ve devrimleri ise daima rehberiniz olsun!”
Ardından İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç, öğrencilerimize “Son Ders” konuşması yaptı. Konuşmanın ardından 153. Dönem öğrencilerimizin okulumuzda geçirdikleri sekiz yılı anlatan film gösterildi.

Celalettin Çağlar (DŞ’69) Ödülü

“Fen bilimleri” ve “matematik” derslerinde başarılarıyla öne çıkan öğrencilerimize verilen, Eski Yönetim Kurulu Üyemiz Celalettin Çağlar’ın (DŞ’69) özel ödülü ise bu yıl fen bilimleri alanında Mustafa Çağan K.nin ve matematik alanında ise Burak İ.nin oldu. Öğrencilere ödülleri, 12. sınıflar Müdür Yardımcısı Yasemin Kalaycı tarafından takdim edildi.
Sonrasında Darüşşafaka Lisesini birincilikle bitiren öğrencimiz Emine K.ye ödülü Oğuz Güleç; ikincilikle bitiren Elif Y.ye ödülü Cenk Eyüboğlu ve üçüncülükle bitiren Selin Ö.ye ise ödülü Ebru Arpacı tarafından verildi.



Darüşşafaka Lisesini birincilikle bitiren Emine K., yaş kütüğüne 153. Dönem plakasını çakmadan önce duygu yüklü bir konuşma yaptı. Emine, konuşmasında şunları söyledi:

“İlk kez Darüşşafaka’nın kapısından içeri girdiğim günü dün gibi hatırlıyorum. Belki birçok arkadaşım gibi korkmadım, ağlamadım. Çünkü benden önce bu sıralarda okuyan ablam sayesinde burada yaşamanın, birlikte büyümenin ne demek olduğunu az çok duydum. Ve onun bana olan desteğini her daim hissettim. Bu sekiz yılda sadece ders görmedik, hayatı öğrendik. Şikâyet etmeyi değil, çözüm üretmeyi öğrendim. Kırıldım, kızdım; ama affetmeyi de öğrendim. Birlikte hareket etmeyi, aynı sofrayı paylaşmayı, birbirimize kanca gibi tutunmayı öğrendik. Öğrenmenin sadece kitaplardan ibaret olmadığını, çalışırken de gülebilmeyi, eğlenebilmeyi bu okul bana öğretti. Bana ve benim gibi binlerce çocuğa yalnızca iyi bir eğitim değil; umut, güven ve yeni bir hayat sunan Darüşşafaka’ya da teşekkür ediyorum. Buradan ayrılıyor olabiliriz ama bu okulun bize kazandırdığı değerleri hayatımız boyunca yanımızda taşıyacağız. Ki benim bu başarım da Darüşşafaka’nın bana kattıklarının bir sonucu. İyi ki Darüşşafakalı oldum! İyi ki bu ailenin bir parçası oldum!”
Öğrencimizin konuşmasının ardından geleneksel bayrak ve flama devir teslim merasiminde 153. Dönem öğrencilerimizden Azime S. ve Ahmet Emin K. bayrak ve flamayı, 11. sınıf öğrencilerimizden Aslı İrem K. ve Oğuzhan K.ye teslim etti.

Daha sonra, beklenen an geldi ve 153. Dönem mezunlarımız tek tek diplomalarını aldı.
Törende ayrıca Türkiye’den Marlborough Koleji’nde burslu okuma hakkı elde etmiş ilk öğrencilerden olan 153. Dönem Öğrencimiz Belinay da eğitimini İngiltere’de tamamlamasından dolayı alkışlarla tebrik edildi.
Mezuniyet törenimiz, hep bir ağızdan söylenen Darüşşafaka Marşı’nın ardından kep atma ritüeliyle son buldu.


